27 Eylül 2015 Pazar

Sevgili Dostlar ve Değerli Ziyaretçilerimiz,

Bugünkü konumuzu oluşturan ANKEBÛT SURESİNİN 7 NCİ AYETİ KERİMESİNİ ÇOK DİKKATLE OKUMANIZI TAVSİYE EDİYORUM.
29/ANKEBÛT-7: Vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti le nukeffiranne anhum seyyiâtihim ve le necziyennehum ahsenellezî kânû ya’melûn(ya’melûne).

Ve âmenû olanlar (hayattayken Allah'a ulaşmayı dileyenler) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar, onların seyyiatlerini (günahlarını) mutlaka örteceğiz ve onları mutlaka yaptıklarının daha ahseni (güzeli) ile mükâfatlandıracağız.
.
Burada YÜCE ALLAH, âmenû olanlardan (Allah’a inanan ama henüz HAKKA MÜMİN OLMAYAN İNSANLARDAN), Allah'a ulaşmayı dileyenlerin, daha ahsen olanla mükâfatlandırılacağından bahsediyor.  
YÜCE ALLAH'IN genel bir kanunu var. Eğer bir kişi, 1 derecelik günah işlerse kiramen kâtibin melekleri, ellerindeki mizana  1 derecat (seyyiat) kaybettiğini yazar. Şayet, 1 derecelik sevap işlerse ona 10 derecat (hasenat)kazandığını  yazar. BU, HERKESE VERİLMİŞ BİR HAKTIR. Kim olursa olsun bundan hiç kimse mahrum edilmez. AMA BURADA ÂMENÛ OLANLARIN DURUMUNUN BAŞKA OLDUĞU BUYRULUYOR. ALLAHÛ TEALÂ ÂMENÛ OLAN VE RUHUNU ALLAH'A ULAŞTIRMAK ÜZERE (14. BASAMAKTA) MÜRŞİDİNE ULAŞAN VE TÂBÎ OLAN KİŞİYE O GÜNE KADAR 1'E 10 VERİRKEN MÜRŞİDİNE TÂBİİYETİNDEN SONRA 1'E 100 VERMEYE BAŞLAR. NEFS TEZKİYE OLDUKÇA 1 DERECELİK SEVABINA 200, 300, 400, 500, 600 VE 700 KATINI VERİR. İŞTE BU, ONLARI, NORMAL İNSANLARIN DAHA ÖTESİNDE, DAHA AHSENİYLE ALLAHÛ TEALÂ'NIN MÜKÂFATLANDIRMASIDIR. 

Bu kadar değil. GÜNAHI NE KADAR BÜYÜK OLURSA OLSUN ALLAH'A GÖRE HİÇ FARKETMEZ MUTLAKA ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEYEN BİR KİŞİNİN SEYYİATİ YANİ GÜNAHLARI ÖRTÜLÜR.
8/ENFÂL-29: Yâ eyyuhellezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).
Ey âmenû olanlar! Allah'a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
 İNSANLAR ALLAH'A DEVAMLI YALVARIP YAKARIRLAR: "YARABBİ BEN FALANCA GÜNAHI İŞLEDİM, BAĞIŞLA." OYSA YÜCE ALLAH,  ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN SADECE O GÜNAHINI BAĞIŞLAMAK YERİNE KİŞİNİN O GÜNE KADAR İŞLEDİĞİ BÜTÜN GÜNAHLARINI ÖRTER. 
Kişinin gözlerindeki hicab-ı mestureyi, görme hassasının üzerindeki gışaveti, kulaklarındaki ,vakrayı, işitme hassasındaki mührü, kalpteki mührü alarak günahları örter. Kalbin içindeki ekinneti alır ve kalbin mührünü açar. Kalbine iman yazılması için ve ekinnetin yerine ihbat koyarak örter. 7 tane faktörün her birinde yedide bir vererek( o güne kadar ilenen günahların 1/7 kadar hasenat vererek ), o kişinin bütün günahlarını, Yüce Allah örter. 

Sonra bu kişi 14. basamakta mürşidine ulaşınca Allah onun, örttüğü günahlarını yani seyyiatlerini bir de sevaba çevirir. Başkasına sadece 1'e 10 veren Yüce Allah, bu kişiye 1'e 700'e kadar vermeye devam eder. ( Bu olay mağfiret ve şefaat olayının gerçekleşmesidir. Bu kişinin derecaat sistemi değişir.)
40/MU'MİN-7: Ellezîne yahmilûnel arşa ve men havlehu yusebbihûne bi hamdi rabbihim ve yu’minûne bihî ve yestagfirûne lillezîne âmenû, rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke vekıhim azâbel cahîm(cahîmi). 
Arşı tutan melekler ve onun etrafındaki kişi (devrin imamı), Rab'lerini hamd ile tesbih ederler ve O'na îmân ederler. Ve âmenû olanlar için (Allah'tan) mağfiret dilerler: "Rabbimiz, Sen her şeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın. Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve senin yoluna (Sıratı Mustakîm'e) tâbî olanları mağfiret et (günahlarını sevaba çevir). Onları cehennem azabından koru!”
Böylece Allahû Tealâ, başkalarına göre, Allah'a ulaşmayı dileyenlerin günahlarını örtmekle kalmıyor, onları yaptıklarının 700 kat Ahsen’i ile mükâfatlandırıyor. Derecat sisteminin değişmesi, nefs tezkiyesine bağlı olarak artar. Her nefs kademesinde 1 e 100 den,200,300,…..700 olarak değişecektir.)
Sevgili Dostlar ve Değerli Ziyaretçilerimiz, Yüce Allah sonsuz servetinden bir dileğimiz ile bizleri nerelere kadar zenginleştirdiğine bir dikkat edin. Yetmez bu aynı zamanda insanın mutsuzluktan, mutluluğa doğru ilerlemesini ve dünya mutluluğuna da ulaşmasını sağlar. Nefs tezkiyesini tamamlayan bir insan dünya mutluluğunun yarısına sahip olur. Şayet ömrü var ve çalışması yeterli olur ve daimi zikre ulaşabilir ise dünya mutluluğunun da 100/100 üne sahip olacaktır.

Dünya mutluluğu nefsinizde bulunan afetlerin, AHSEN OLAN YÜCE ALLAH’IN NURLARI İLE değişmesi ile sağlanır. İnsanlar nelere sahip olurlarsa olsunlar nefslerinde afetler bulunduğu sürece mutluluğa ulaşma imanının sahipleri değildir.

Sevgili Dostlar, bu bilgiler Sevgili Mürşidimizin KUR’AN-I KERİM tefsirinden, bizlere anlattıklarından bir araya toplanarak verilmektedir. Mümkün olduğu kadar nefsimizden hiçbir şey ilave etmemeye de özen gösteriyoruz. Yazdığımız veya Sevgili Mürşidimizin anlatımlarının karşılığı olan ayeti kerimeleri de ekleyerek aktarmaya çalışıyoruz.

Umuyorum ki verdiğim bilgiler faydalı olmuştur. İnsan için elzem olan dünya hayatını yaşarken mutlu olmak ama beraberinde de ahiret hayatını kazançla kapatarak geri dönmek olmalıdır. Yetmez, şayet YÜCE ALLAH’A KUL OLMAYI DİLEMİŞ VE MÜRŞİDİNİZE ULAŞABİLMİŞ İSENİZ MUTLAKA YÜCE ALLAH’A ( ÖMRÜNÜZ VAR İSE ) ERMİŞ EVLİYA OLARAK VELAYET MAKAMLARINA ULAŞMIŞ BİR KUL OLARAK DÖNECEKSİNİZ. BU SÜRE 7-8-9 AY SÜREBİLEN BİR ZAMAN DİLİMİNİ KAPSAMAKTADIR. BURAYA KADAR OLAN HERŞEY YÜCE ALLAH’IN GARANTİSİ ALTINDA GERÇEKLEŞİR. SİZE DÜŞEN İSE( ermiş evliya olduktan sonra ) EN AZINDAN BU SEVİYEDE TUTUNMAK, TUTUNABİLMEKTİR. ZİRA BURADAN GERİYE GELMEK DE MÜMKÜNDÜR. ŞAYET İNSAN GERİ DÖNECEK OLURSA ( NURDAN ZULMETE DÖNER İSE )BUNUN ADI DA FISKTIR.

YÜCE ALLAH’IN,  HİÇ KİMSENİN, AMA HİÇ KİMSENİN DÜŞMESİNE İZİN VERMEMESİ VE BÜTÜN İNSANLIK ÂLEMİNİN YÜCE ALLAH’IN DAVETİNİ İDRAK EDEREK YÜCE ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMESİ DİLEK VE DUALARIMIZLA.
ARO İNŞ.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder