3 Ekim 2015 Cumartesi

95 TÎN SURESİ 4 - 5 - 6 NCI AYETLER

Sevgili Dostlar ve Değerli Ziyaretçilerimiz,
Bugün benim hem okuması, hem de anlatması çok hoşuma giden bir ayeti kerimeler dizisini sizlerle paylaşmak istiyorum. 95/TÎN 4-5-6 ncı ayeti kerimeleri.
95/TÎN-4: Lekad halaknel insâne fî ahseni takvîm(takvîmin).
Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık.
95/TÎN-5: Summe redednâhu esfele sâfilîn(sâfilîne).
Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik).
95/TÎN-6: İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe lehum ecrun gayru memnûn(memnûnin).
Âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefsi tezkiye edici amel) işleyenler hariç. İşte onlar için kesintisiz ecir (mükâfat) vardır.
Ahsen “en güzel olan” anlamına gelen bir kelimedir. Öyle ise insanın yaradılışına bakmak gerekir. İnsan ana rahminde bulunduğu zaman, veya Hz. Adem babamız emaneti üstlenmeden önce hayatta olan bir varlık. Emaneti YÜCE ALLAH  teklif etmiş  ve Hz. Adem babamız da kabul etmiş.  İşte ayeti kerime,
33/AHZÂB-72: İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. MUHAKKAK Kİ O (NEFS), ÇOK ZALİMDİR, ÇOK CAHİLDİR.
Yani emanet Fizik beden ve Nefs birlikteliği ile kabul edilmiş. Çünkü ZALİM VE CAHİL OLAN NEFSDİR. ANCAK NEFS ENGÜZELE ULAŞACAK ÖZELLİKLERE SAHİP OLACAK ŞEKLİ İLE YARATILMIŞTIR. KÖTÜDEN EN GÜZELE ULAŞACAK ( AHSEN OLACAK ) ÖZELLİKLERİN SAHİBİDİR.
Bu durumda insana düşen görev, sahip olduğu ve kendisinde rehin olan NEFSİNİ NASIL EN GÜZELE ULAŞTIRACAĞINI, TAHARRİ ETMEK, ARAMAK DURUMUNDADIR. BİR YAZIMDA DAHA BAHSETMİŞTİM, İNSANIN ANINDA CEZADAN KURTULMASINA NEDEN OLAN OLAY, HZ. ADEM BABAMIZIN ANAMIZ İLE BİRLİKTE YAPTIKLARI DUADIR. İŞTE YAPTIKLARI DUAYA AİT AYETİ KERİME.
7/A'RÂF-23: Kâlâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tagfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).
İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik, şâyet Sen bize mağfiret ve rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”
İŞTE ŞARTA BAĞLI AF BURADA OLUŞUYOR. NEDEN ŞARTA BAĞLI OLDUĞUNU İSE ŞU AYETİ KERMEDE GÖRÜYORUZ.
20/TÂHÂ-123: Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvv(aduvvun), fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.
(Allahû Tealâ şöyle) dedi: “İkiniz oradan (aşağı) inin! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.”
DEMEK Kİ YÜCE ALLAH’IN HİDAYETİ GELECEK, “ KİM HİDAYETİME TABİ OLURSA ARTIK O DALÂLETTE KALMAZ VE ŞAKİ OLMAZ” BUYURUYOR YÜCE ALLAH.
TABİYET SÖZ KONUSU OLDUĞUNA GÖRE HİDAYETİME KELİMESİ HİDAYETE ERDİREN KELİMESİ İLE AYNI ANLAMI İÇERMEKTEDİR. TABİ OLUNACAK, BU SEBEPLE YÜCE ALLAH’IN AYETLERİNDEN GAFİL OLMAYACAK, DALALETTEN KURTULACAK DEMEKTİR.
Öyle ise nefsin nasıl Ahsen olabileceği KUR’AN-I KERİM’DE MUTLAKA OLMASI GEREKİR.
 24/NÛR-21: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah'ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir) Alîm'dir (en iyi bilendir).
MUHAKKAK Kİ BUNDAN HEMEN ŞU SONUCA VARACAKSINIZ, DAHA DOĞRUSU VARMALISINIZ. “ YÜCE ALLAH’IN RAHMETİ VE FAZLI SİZİN ÜZERİNNİZE  OLMASAYDI, İÇİNİZDEN HİÇBİRİ EBEDİYEN NEFSİNİ TEZKİYE EDEMEZDİ” dediğine göre YÜCE ALLAH YÜCE ALLAH’IN RAHMETİ VE FAZLNA NASIL KAVUŞULUR? SORUSUNA ULAŞACAKSINIZ. İŞTE CEVABI, YÜCE ALLAH’I DİLEYEN BİR KİŞİNİN,
1-      Yüce Allah kalbine ulaşır ( nefsinin )
64/TEGÂBUN-11: Mâ esâbe min musîbetin illâ bi iznillâh(bi iznillâhi), ve men yu'min billâhi yehdi kalbeh(kalbehu), vallâhu bikulli şey'in alîm(alîmun).
Allah'ın izni olmadıkça bir musîbet isabet etmez. Ve kim Allah'a îmân ederse (âmenû olursa), (Allah) onun kalbine ulaşır. Ve Allah, her şeyi en iyi bilendir.
2-      Yüce Allah kişinin nefsinin kalbini kendisine döndürür.
50/KAF-33: Men haşiyer rahmâne bil gaybi ve câe bi kalbin munîbin.
Gaybda Rahmân'a huşu duyanlar ve münib (Allah'a ulaşmayı dileyen) bir kalple (Allah'ın huzuruna) gelenler (için).
3-      Yüce Allah kişinin göğsünden nefsinin kalbine giden bir NUR YOLU AÇAR.
6/EN'ÂM-125: Fe men yuridillâhu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islâm(islâmi), ve men yurid en yudıllehu yec’al sadrehu dayyikan haracen, ke ennemâ yassa’adu fîs semâi, kezâlike yec’alûllâhur ricse alâllezîne lâ yu’minûn(yu’minûne).
ÖYLEYSE ALLAH KİMİ KENDİSİNE ULAŞTIRMAYI DİLERSE ONUN GÖĞSÜNÜ YARAR VE (ALLAH'A) TESLİME (İSLÂM'A) AÇAR. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü'min olmayanların üzerine azap verir.
4-      Kişinin yaptığı zikirle, Yüce Allah’ın RAHMET NURU kalbine girmeye başlar.
39/ZUMER-22: E fe men şerehallâhu sadrehu lil islâmi fe huve alâ nûrin min rabbih(rabbihi), fe veylun lil kâsiyeti kulûbuhum min zikrillâh(zikrillâhi), ulâike fî dalâlin mubîn(mubînin).
Allah kimin göğsünü İslâm için (Allah'a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur, değil mi? Allah'ın zikrinden kalpleri kasiyet bağlayanların vay haline! İşte onlar, apaçık dalâlet içindedirler.
Bu ayeti kerimede bahsi geçen nur rahmet nurudur. İşte bu rahmet nurları insanın nefsinin kalbine ancak % 2 oranında sızabilirler. Bu nurlar kişiyi HUŞU SAHİBİ KILAR. HUŞUSAHİBİ OLAN BİR İNSAN YENİ BİR HAKKIN SAHİBİ OLUR. SIRATI MUSTAKİM ÜZERİNDE YÜRÜMESİNE VESİLE OLACAK İSTİANEYİ İSTEME HAKKININ SAHİBİ OLUR. İSTİANEYİ İSTEMEK İÇİN KİŞİ HACET NAMAZI KILAR. MÜRŞİDE ULAŞMANIN YOLU BUDUR. ÇÜNKÜ SEBİLLERİN TAYİNİ YÜCE ALLAH’IN ÜZERİNEDİR.
MÜRŞİD ÖĞRENİLİR VE GİDİLEREK TABİ OLUNUR. İŞTE NEFS TEZKİYESİ DE BU ANDAN İTİBAREN BAŞLAR. İNSAN YÖNELDİĞİ, YÜCE ALLAH’I DİLEDİĞİ ANDA KURTULUR. ANCAK NEFSİNİN KALBİ % 100 AFETLERLE DOLUDUR. MÜRŞİDİNİ İSTEDİĞİ ANDA İSE NEFSİNİN KALBİ %2 NURLANMIŞTIR. TEVBE ALDIĞI ANDA İSE YENİ BİR TAKVANIN SAHİBİ OLUR. ÇÜNKÜ BU TEVBE KİŞİNİN KALBİNE İMAN YAZILMASINI SAĞLAR. GERÇEK ANLAMDA İSLAM OLUNAN NOKTA İSE BURASIDIR. ( MÜCADELE SURESİ 22 NCİ AYETİ KERİME )
DERECAT SİSTEMİ DEĞİŞECEK VE KİŞİ NEFS TEZKİYESİNE BAŞLAYACAKTIR. AHSEN OLMAYA ATILAN ADIM İSE BURADA BAŞLAR.
NEFSİN TEZKİYESİ BİTTİĞİ NOKTADA VELAYET MAKAMLARI BAŞLAR VE VELAYET MAKAMLARININ 5 NCİSİ OLAN ULUL ELBAB OLUNAN NOKTAYA KADAR NEFSİN TASFİYESİ DEVAM EDER. BU NEFSİN YÜCE ALLAH’A AHSEN OLARAK TESLİM EDİLDİĞİ NOKTADIR. ( 3 NCÜ TESLİM )
NEFSİN TEZKİYESİNİN TAMAMLANDIĞI NOKTA İSE KİŞİNİN EVVAP OLDUĞU, RUHUNU YÜCE ALLAH’A TESLİM ETTİĞİ NOKTADIR. BU FİZİKİ BİR TESLİMDİR. 1 NCİ TESLİM.
DAHA SONRA NEFS TESLİMİ İLE RUH TESLİMİ ARASINDA İSE FİZİK BEDEN TESLİMİ SÖZ KONUSUDUR. FİZİK BEDEN DE AHSEN KILINARAK TESLİM EDİLİR. BU İSE 2 NCİ TESLİMİ OLUŞTURUR.
NEFSİMİZ, BİR REHİNEDİR. İNSANIN KURTULUŞU İSE NEFSİNİN KURTULUŞUNA BAĞLIDIR. 7 AŞAMADA EN AHSEN OLANA ULAŞACAKTIR. HZ. ADEM BABAMIZDAN GENLERİNDE BULUNAN İTAATSIZLIKTAN KURTULMASINI TIPKI RUH HÜVVİYETİ NE ULAŞMASINI YÜCE ALLAH ÜZERİMİZE FARZ KILMIŞTIR.
Tin Suresinin 6 ncı ayeti kerimesi Vel Asr süresinin ilk iki istisnasını içermekte fazlası ile benzer. Bu ayeti kerime YÜCE ALLAH’I DİLEMEYİ, YÖNELMEYİ VE TEVBE ALIP AMELÜS SALİHAT ( NEFSİ TESKİYE EDİCİ AMEL İŞLEMEYİ ) İÇERİR. BU ANLAMDA BAKTIĞIMIZDA İSE RUHUN TESLİMİNE KADAR OLAN BÖLÜMÜ KAPSAR.
ANCAK AHSENİ TAKVİM KAVRAMI İLE BAKILDIĞINDA İSE HİKMETİ KAPSADIĞI DA GÖRÜLECEKTİR. YANİ AHSENİ TAKVİM ( NEFS AÇISINDAN ) İSLAM DİNİN 3 TESLİMİNİ KAPSAR.
Konuyu inş. Eksik kalmayacak şekli ile tamamladığımızı düşünüyorum. Bütün insanlık aleminin Yüce Allah’ın biz insanlara emanet kıldığı dinimizi eksiksiz yaşamalarını dileyerek sözlerimi burada sonlandırıyoz inş. ARO.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder